İspanyolca ile ilgili bir çok şey

Sana asıgım - Türkçe altyazılı ispanyolca mikrofilm



Gramer Dersleri - ispanyolca emir (imperativo) 1


İspanyolca Emir ( İmperativo)

Bir insana (ya da hayvana) bir işi yapmasını ya da yapmamasını söylemek emir cümlelerinin alanına girer. Emir kipinin sadece ispanyolca için dünya üzerinde konuşulan diğer bütün diller için önemi oldukça yüksektir. Zira ilk duyduğumuz ve öğrendiğimiz hemen hemen bütün cümleler emir kipiyle kurulmuş. Daha bebekken ebeveynlerimiz tarafından laf anlamaya başlar başlamaz hatta daha başlamadan bile “haydi şunu yap”, “hayır bunu yapma” gibi cümleler duymuşuzdur. İlk okula giderken de nedendir bilinmez öğrencilere dağıtılan fişlerden neredeyse hemen hemen hepsinde emir cümleleri vardır. “Ali okula gel”, “Top oyna”, “Süt iç” gibi cümleler emir cümleleridir. Bu böyle hayatımız boyunca sürer gider.

Emir kipinin önemi ortada. Peki İspanyol dilinde emir nasıl verilir? Türkçe emir kipi sanırım dünyada en kolay emir kiplerinden birisi zira bizim yapmamız gereken olumlu emirlerde sadece fiilden mastar eklerini (-mek, -mak) atmak, olumsuz emirlerden ise mastar eklerini çıkardıktan sonra –me, -ma gibi ekleri eklemek.

İspanyolcada bu süreç farklı işliyor olsa da ortak yanlarımız da var. Mesela olumsuz emir yapılırken İspanyolcada da farklı bir işlem uygulanıyor. Şimdi emir cümleleri kurmadan önce dikkat edilecek hususları maddeleyelim:

1- 2. tekil şahıslara OLUMLU emir verilirken fiilin 3.tekil şahıs çekimi kullanılır! Dikkat edin! Sadece olumlu emirler için!

Örnek:
Yazmak anlamına gelen Escribir fiilini cümlede kullanalım.
Bana bir mektup yaz!
Escribir fiilinin geniş zamanda 3. tekil şahıs çekimini bulalım:
Escribo
Escribes
Escribe
Escribimos
Escribis
Escriben

Geniş zaman 3. tekil şahıs çekimini bulduk. Şimdi diğer öğelerle yanyana koyalım.

me: beni, bana (dolaylı tümleç)
escribe: yaz!
una: bir
carta: mektup
=
Escribeme una carta
Şimdi soru şu: Dolaylı tümleç neden escribe'nin sonuna bitişik yazıldı? Önüne ayrı yazılamaz mıydı?

HAYIR!

Beni, bana anlamlarına gelen "me" nin nereye yazıldığı cümlenin geleceği anlam bakımından oldukça önemlidir. Me'nin başa ve ayrı yazılması cümleyi emir cümlesi olmaktan çıkarıp, geniş zamanda sıradan bir afirmativo cümlesi haline sokardı ayrıca cümlenin yönlendiği şahıs 2. tekil şahıs olmaktan çıkar cümle 3. çoğul şahısın yaptığı bir eylemi bildirir hale gelirdi.

Şöyle ki:
Me escribe una carta = (O) bana mektup yazar/yazıyor. Yani me başa gelince 3. tekil şahıs çekimini emir yapma durumu ortadan kalkıyor. Peki oradaki me hiç kullanılmasaydı ne olurdu? "Bana bir mektup yaz" değil de sadece "bir mektup yaz" emri verilseydi.
O zaman cümle:
Escribe una carta şeklinde yazılacaktı. Bu durumda cümlenin anlamını konuşmanın ya da yazının gidişatından anlamamız gerekecekti. Zira bu cümle emir cümlesi olabileceği gibi, gizli özneli bir afirmativo cümle de olabilir. Fakat cümlenin içinde beni bana, seni sana, onu ona ... anlamlarına gelen tümleçler varsa işte o zaman onların konumuna bakarak cümlenin ne olduğunu çok kolay anlayabiliriz. Aşağıda sıralayacağım örneklere bakın.

Fiil Dar (vermek)
Dame agua - Bana su ver
Me da agua - Bana su verir/veriyor
da agua - Bana su ver / Bana su veriyor (Konuşmanın ya da metnin gidişatına göre)

Fiil Escuchar (dinlemek)
Escuchale bien - Onu iyi dinle
Le escucha bien - Onu iyi dinler/dinliyor
Escucha bien - iyİtaliki dinle/ iyi dinler (Konuşmanın ya da metnin gidişatına göre)

Fiil Ayudar (yardım etmek)
Ayudanos - Bize yardım et
Nos ayuda - Bize yardım eder/ bize yardım ediyor
Ayuda - Yardım et/ yardım eder

Güzel buraya kadar anlatılanlarda bir sorun yoksa devam edelim. Eğer

Me: Beni, bana
te: Seni, sana
le: Onu, ona
nos: Bizi, bize
os: Sizi, size
les: Onları, onlara

eklerinde bir sorununuz varsa o konu hakkında yazılmış yazıyı okuyup tekrar bu yazıya dönün ve baştan başlayın.

Yukarıda anlatıklarımı anladığınızı varsayarak devam ediyorum (aksi durumda devam etmeden önce birkaç defa daha tekrar etmenizi öneririm.) İspanyolcada hemen hemen her konuda olduğu gibi emir cümleleri konusunda da kuralsızlıklar bulunmaktadır. 2. tekil şahıslara verilecek olumlu emirler için kuralsızlıklar şunlardır. Dikkat edin! 2.TEKİL ŞAHISA VERİLEN OLUMLU EMİRLER İÇİN KURALSIZ FİİLLER DİYORUM!

Decir: Di
Söylemek
Dime la verdad por favor = bana gerçeği söyle lütfen

Hacer: Haz
yapmak
Haz tus tareas esta noche = Bu akşam ödevlerini yap

Ir: Ve
Vete al infierno = cehenneme git (te nereden çıktı diye soruyorsunuz değil mi? Cevabını nasıl bulacağınız hakkında yazının sonunda bilgi veredeğim)

Poner: Pon
Koymak
Pon las manos sobre el coche = Ellerini arabanın üzerine koy

Salir: Sal
Çıkmak
Sal de la habitación = Odadan çık

Ser: Sé
Olmak
Sé realista, pide lo imposible = Gerçekçi ol imkansızı iste

Tener: Ten
Sahip olmak
Ten cuidado = Dikkatli ol (Tener Cuidado kalıbı dikkate sahip olmak yani dikkatli olmak)

Venir: Ven
Gelmek
Ven aquí = Buraya gel

Düzensizliklere dikkat edeceğiz ve UNUTMAYACAĞIZ bunlar 2. tekil şahısa OLUMLU emir verirken kullanacacağımız çekimler.

2- Gelelim ikinci çoğul şahıslara nasıl olumlu emir vereceğimize. Bu sanırım ispanyolca gramerinin en basit konusu. Mastar fiilinin sonundaki R atılıp yerine D koyarak 2. çoğul şahıslara emir verebiliriz.
Örneğin:
Venir fiilinden r yi atıp d ekleyince
Venid haline gelir ve bu da Geliniz anlamında ikinci çoğul şahıslara verilen emirdir.

Dikkat
Buraya kadar anlatılan bütün emir cümleleri kuralları gibi bu kural da sadece olumlu emirlerde kullanılır. Olumsuz emirler ŞAHIS FARKI OLMAKSIZIN subjuntivo çekimleriyle yapılır. İkinci çoğul şahıslara sondaki harfi D ye çevirerek emir verme kuralının kuralsızı yoktur. Bütün fiillerde aynı işlem uygulanır. Evet doğru okudunuz kuralsızı YOKTUR :)


Vocabulario - En la Ciudad

AceraKaldırım
Agencia de viajeSeyahat Acentası
AlcantarillaKanalizasyon
ÁrbolAğaç
Aseo públicoUmumi Tuvalet
Asilo de ancianoHuzurevi
AutobúsOtobüs
AvenidaCadde, Bulvar
AyuntamientoBelediye Binası
BancoBanka
BarBar
Barrio ; DistritoMahalle, Bölge
BasuraÇöp
BibliotecaKütüphane
BicicletaBisiklet
BolsaBorsa
Buzón de correosPosta kutusu
Cabina telefónicaAnkesör
CalleSokak, Cadde
Calle principalAna cadde
CallejónDar sokak
CamiónKamyon
CárcelCezaevi
CarreteraYol, Karayolu
CasaEv
CastilloKale
CatedralKatedral
CementerioMezarlık
Centro comercialAlışveriş merkezi
Centro de la ciudadŞehir merkezi
CineSinema
CircoSirk
CiudadŞehir
Club nocturnoGece kulübü
Comisaría de policíaPolis karakolu
ConsuladoKonsolosluk
Correos y TelégrafosPosta ve Telgraf
Cuerpo de bomberosİtfaye
EdificioBina
EscaparateVitrin
Escuela ; ColegioOkul
Estación de metroMetro İstasyonu
EstadioStadyum
EstancoTütüncü
EstatuaHeykel
FarmaciaEczane
FarolaSokak lambası
FuenteÇeşme
AlmacenMağaza
Habitanteİkamet eden, Sâkin, biryerde yaşayan
HospitalHastane
HotelOtel
IglesiaKilise
JardinBahçe
KioscoGazete bayi
Letrero luminosoIşıklı tabelalar, Neon
LocalLokal
MercadoMarket
MonumentoAnıt
MotocicletaMotosiklet
MuseoMüze
Oficina de informaciónDanışma Ofisi
Oficina de turismoTurist Ofisi
OrfanatoYetimhane
PalacioSaray
ParquePark
Parque zoológicoHayvanat Bahçesi
PasajePasaj
PeluqueríaKuaför
PensiónPansiyon
PlazaMeydan
PuenteKöprü
PuertoLiman
RascacielosGökdelen
RelojSaat
RestauranteRestorant
SemáforoTrafik lambası
TaxiTaksi


Gramer Dersleri - Cümle incelemeleri 1


Cümle incelemeleri başlığını gramer dersi olarak kabul ediyorum. Zira bu yazıda basitten karmaşığa ispanyolca cümleleri incelerken cümle oluşurken fiillerin ve cümlenin diğer öğelerinin değişim süreçlerine ve nedenlerine bakacağız. Bu şekilde bir cümle üzerinden ilerleyerek bir çok konuda konuşmuş olacağız. Cümle incelemesi yapacağımız derslerin ilki olan bu yazıda, Jorge Luis Borges'e ait olan şu cümleyi inceleyeceğiz:

La muerte es una vida vivida. La vida es una muerte que viene..

Cümle hakkında konuşmaya başlamadan önce ilk olarak cümleye yukarıdan bakalım ve değişim geçirmiş ya da geçirmesi olası öğeleri bulalım. Tek tek cümledeki bütün kelimeleri sıralayarak bunu yapabiliriz.

La muerte: Ölüm
Es: Ser fiili 3. tekil şahıs
Una: Bir
La vida: Hayat
Vivida: Vivir (participio hali)
La muerte: Ölüm
Que: ki, ki o . vs (bağlaç)
Viene: Venir fiili 3. tekil şahıs hali

Cümleyi oluşturan bütün unsurları yazdık. Bunların arasında la muerte, una, La vida ve que herhangi bir işleme uğramamadan oldukları gibi yazılmış. Değişime uğrayanlar Ser, Venir ve Vivir fiilleri. Ser ve Venir fiilleri geniş zamanda düzensiz çekildiğinden değişimlerini anlayabiliyoruz. Cümlede en çok dikkati çeken ve üzerine konuşacağımız Vivir fiilinin neden vivida haline geldiğidir.
İspanyolcayı başlangıç seviyesinde bilen birisi Participionun (ortaç) Haber fiili geniş zaman çekimiyle geçmiş zaman yapımında kullanıldığını da biliyordur.
Haber fiilinin bir şahsa göre geniş zaman çekimi ve bir fiilin participiosu yan yana geldiğinde, haber fiillinin çekildiği şahısın participio haldeki fiili geçmiş zamanda yaptığını anlıyorduk. Participio bulmak için ise Ar bitimli fiillerde Ar yerine -ado, Er ve İr bitimli fiillerde ise Er veya İr yerine -ido yazıyorduk.
Örnek vermek gerekirse.
He vivido cümlesi ben yaşadım anlamına geliyordu. Has vivido dediğimizde ise sen yaşadın anlamına geliyordu.

Şimdi dikkat etmemiz gereken en önemli nokta şu. İncelediğimiz cümlede İr bitimli Vivir fiilinde İr yerine -ido değil, - ida yazılmış. Birinci soru bu: Neden vivido değil de vivida?
İkinci soru ise şu, participio haber fiilinin herhangi bir çekimi olmadan kullanılırsa (incelediğimiz cümledeki gibi) ne anlama gelir? Şimdi bu sorulara cevap arayalım.

Vivir fiilinin participio hali neden vivido değil de vivida? Participio Haber fiili ile birlikte kullanılmadığında ne anlama gelir?

Bu iki sorunun tek bir cevabı vardır.

Participio haber fiili ile birlikte kullanıldığında hiçbir şekilde Concordancia, yani uyumluluk kuralına bağlı değildir. Her zaman için -ado ya da - ido şeklinde biter. Ama participio'nun yegane görevi haber fiili ile birlikte kullanılmak değildir. Participionun sıfat hali de vardır. Daha doğrusu sıfat fiil ya da daha açık haliyle fiilden türeyen sıfat. Bir fiilin participiosunu yukarıdaki cümledeki gibi tek başına kullandığınızda o fiilden bir sıfat türetmiş olursunuz ve sıfatların isme cinsiyet ve sayı bakımından uyması bilindiği üzere ispanyolcanın en temel kuralıdır. Fiilden türemesi ona bir ayrıcalık katmaz. Şimdi örneklerle yukarıda yazdıklarımı kafanızda netleştirmeye çalışacağım. Bunu yaparken ingilizce bilen arkadaşlara daha da açıklayıcı olması için ingilizce cümleler de kullanacağım.
Bir fiil seçelim. Cümledeki fiilimiz yani Vivir olsun.
Öncelikle onun participio halini bulalım. İr mastar eki yerine -ido yazacağız.
Vivido
Şimdi önce geçmiş zamanda kullanalım:
Hemos vivido en Estambul - İstanbulda yaşadık.
Burada anlaşılmayan birşey yok. Şimdi gelelim sıfat kullanımına. Yine cümleden alırsak:

Una vida vivida - Bir hayat yaşanmış (nasıl bir hayat? yaşanmış bir hayat). Vivido nun vivida ya dönmesinin sebebi ise La vida nın dişil bir kelime olması ve onun sıfatının da doğal olarak dişil kullanılması gerekliliğindendir.

İngilizce bilenlerin hemen tahmin edebileceği gibi participio'nun bu kullanımı ingilizcede fiillerin üçüncü halleri yani past participle halleridir.

Başka bir fiil alalım. Örneğin bu defa fiilimiz Hablar olsun.
İki farklı örnekte iki farklı şekilde yazalım.
la lengua hablada - The spoken lenguage
El espanol hablado en Argentina - The spanish spoken in Argentina
Her iki örnekte de aynı fiilin participiosunu kullanmama rağmen cinsiyete bağlı olarak değişim gösterdi kelimeler.
Şimdi cümlemize geri dönelim.

La muerte es una vida vivida. La vida es una muerte que viene.
Ölüm yaşanmış bir hayattır (ölüm nasıl bir hayattır sorusuna alacağımız yanıt participionun sıfat gibi kullanıldığını gösterir. Yaşanmış bir hayattır.) Hayat yaklaşan (gelen) ölümdür.

Participionun diğer kullanım alanları başka yazılarda incelenecektir.


Gramer Dersleri - Gerundio


Yeni Başlayanlar İçin İspanyolca Ulaç (Gerundio) I
İspanyolca gramerinde önemli bir yer tutan Gerundio başlığı üzerine yazdığım bu yazıda konunun gramatik temelini ve pratikte kullanılış alanlarını açıklayacağım. Ama öncelikle Türk Dil Kurumu sözlüğünden Ulaç kelimesinin anlamını öğrenelim.

ulaç İng. gerund
(Derleme.. bağ-fiil, zarf fiil) Belirteç olarak kullanılan eylemsi: Koşa koşa gitmek, gelip gitmek, gülerek gitmek, gelince görmek, giderken görmek, geldikçe konuşmak, geldiğinde konuşmak, görmeden gitmek, görmeksizin geçmek, görmeyeli değişmek vb. (TDK)

Evet TDK sözlüğüne göre ulacın anlamı bu! Fakat daha önceki yazılarımı okuyanlar, benim anlatmak istediğim konuyu daha yalın bir üslup ile anlatmayı tercih ettiğimi bilirler. Ulaç (Gerundio) konusunu da yine o üslupla anlatacağım. Ve bu yazımda İngilizce bilen kişiler için İngilizce karşılaştırmalı örnekler de vereceğim.

TDK sözlüğünün anlatmak istediği mevzuyu açıp, ulaçların kullanım alanlarını sıralamaya başlamadan önce şunu da unutmayalım; Türk Dilinde ulaçlar doğrudan fiil kök veya gövdelerinden türetilebildikleri gibi adeylem ve ortaçlardan (sıfat-fiillerden) çeşitli ekler ve edatlar yardımıyla da oluşturulabilinirken İspanyolcada ulaçlar sadece fiil kök ve gövdelerinden türerler. İspanyolca ulaçların kullanımı ile Türkçe ulaçların kullanımı arasında farklar vardır.
Peki ispanyolcada grundio yu üreteceğiz. İşin en kolay kısmı bu. Malûm ispanyolca fiillerde üç mastar eki var. (Türkçede iki tane olduğunu biliyoruz. Bunlar –mek ve –mak ekleriydi.) İspanyolca mastar eklerimiz –Ar, -Er ve –İr di. Bir fiilin gerundiosunu türetmek için öncelikle fiilden bu mastar eklerini atmamız gerekiyor. Sonra da –Ar bitimli fiillere –Ando, -Er ve –İr bitimli fiillere –İENDO eklememiz gerekiyor.

Por ejemplo:

Comprar : Comprando
Querer: Queriendo
Salir: Saliendo

Ee tabi İspanyolca öğrenenlerin tatlı belası kuralsız çekimler burada da devreye giriyor. Onları görmek için Engin Yılmaz üstadın hazırladığı şu yol haritasına bakabilirsiniz:

https://docs.google.com/leaf?id=0ATYJQNL3OpgdZGZnNGtja3RfMTZkcHgybTJncQ&sort=name&layout=list&num=50&pli=1

Baktınız mı? Bakmadıysanız geri dönüp tabloyu inceleyip sonra devam etmenizi tavsiye ediyorum.

Şimdi, okumaya devam etmeden önce, aşağıdaki fiillerin gerundiolarını bulun!


Hablar
Estudiar
Beber
Tener
Perder
Dar
Correr
Pedir
Decir
Charlar
Apoyar
Luchar
Vencer
Caminar
Almorzar
Poner
Dormir
Ser

Artık bir fiilin gerundiosunu nasıl türeteceğimizi biliyoruz. “İyi de bu Gerundio ne işimize yarayacak? Nerede Kullanacağız?” sorularını sorduğunuzu biliyorum

Maddelere geçelim.

Gerundio Kullanım Alanları1- Türk dilinde fiillere eklediğimiz önemli ekler vardır. – erek, -arak ekleri bunlardandır! Devam etmeden önce bu eki nerede kullandığımız üzerine biraz düşünün, sonra ilerlemeye devam edin. Düşündüğünüzü varsayıp anlatmaya devam ediyorum. Bir eylemi nasıl gerçekleştirdiğimiz sorusuna cevap verir bu tarz gerundiolar.
Örneğin şöyle bir cümle düşünelim:

Çocuk koşarak geldi.
Burada çocuğun yaptığı eylem gelme eylemidir. Peki, çocuk nasıl gelmiştir sorusuna verilecek cevap gerundiodur. Yani; koşarak. Koşmak, Correr fiilinin gerundiosu Corriendo dur. O halde bu cümleyi şöyle kurmak lazım:

El niño vino corriendo.

Başka bir örnek verelim:

Kadın ağlayarak şarkı söylüyor.

Yine yukarıdaki cümle gibi ilerleyelim. Cümlede yapılan eylem şarkı söyleme (Cantar) eylemidir. Peki kadın şarkıyı nasıl söylemiştir diye sorarsak alacağımız cevap nedir? Evet, Gerundio’dur. Yani ağlayarak kelimesini Gerundio şeklinde yazmalıyız. Ağlamak (Llorar) fiilinin gerundiosu llorando dur. O zaman bu cümleyi “La mujer canta llorando” olarak kurmamız gerekiyor.

Örnekleri çoğaltalım:
Çocuklar şarkılar söyleyerek oynuyorlar. Los niños juegan cantando
Müzik dinleyerek ders çalışıyorum Estudio escuhando la musica
Bütün hayatım bekleyerek geçiyor Toda mi vida pasa esperando
Yeni bir dil çalışarak öğrenilir. Una nueva lengua se aprende estudiando










"No entender ni Jota" ya da J yi bile anlamamak?


Bugün üzerine konuşacağımız ispanyolca deyim "No entiendo ni jota" deyimi. Bu deyim aynı zamanda "No sé ni jota" veya sadece "ni jota" şeklindede söylenebilir. Bildiğiniz gibi Jota ispanyol alfabesinde bulunan J harfinin adıdır. Yani harf kodlanırken söylenen halidir. Deyimini bire bir türkçe çevirisi: "J yi bile anlamamak". İspanyol dilinde karşılığı ise "Hiç birşey bilmemek, (bir konu ya da bir olay hakkında) tamamen cahil kalmak, konuşulandan ya da yaşanılan durumdan hiçbirşey anlamamak". Deyimin oluşumunu araştırdığımızda İsa'nın dönemine kadar gitmem gerekti. Zira bu deyimin oluşması araştırmalarımdan anladığım kadarıyla İsa sayesindedir. İncilin matta bölümünde bir ayet "yer gök ortadan kalkacak ama kutsal tasadan en ufak bir harf, bir nokta bile eksilmeyecektir" yazar. Buradaki gariplik ufacık bir harf tanımlamasıdır. Hristiyanlarında kutsal kabul ettiği kutsal yasa kitabı dedikleri kitap tevrat ve zebur bunlara başka küçük kitaplar da dahil, İsa'dan sonra bu kitapların arasına incil de dahil oluyor. Hepsinin ortak özelliği bütün bu kitapların yazıldıkları dilin İbranice olması. İbrani alfabesine baktığımda en küçük harf denilerek ne kastedildiğini anladım. Siz de şu linkten bakarak ne kastettiklerini kendi gözünüzle görebilirsiniz.


En küçük harf küçücük bir çizgi ile gösterilen yod harfi. İncildeki satırların yazarı sanırım, bir yod harfi bile kaybolmayacaktır diyerek en küçük bir ayrıntı, en ufak bir bilgi bile kaybolmayacaktır demek istiyordu. Bu metin türk diline çevirilirken yod harfi kullanılınca neden yod harfi sorusu yaratacağı için olsa gerek en küçük bir harf bile denilerek çevirilmiş olması gerek.

İod ya da yod harfinin bir diğer özelliği ise harfin ortaçağda ispanyolcaya Jota olarak dönüşerek girmesi. Buraya kadar anlattıklarımı dikkatle okuyanlar "No entiendo ni Jota" deyiminin günümüzde en küçük harfi bile anlamıyorum/ hiçbirşey anlamıyorum, ya da "No sé ni jota" deyiminin en küçük şeyi bile bilmiyorum/hiçbirşey bilmiyorum şeklinde kullanılmasını pek de garipsemeyeceklerdir.

Örnekler:
* No tienes que hablar, ademas, no entiendo ni jota de lo que dices.
* Ella ha leido dos veces esta novela pero no ha entendido ni jota.
* - A dónde ha ido ella?
- No sé ni jota


Tirar la casa por la ventana ya da evi pencereden atmak ?


Birebir türkçe çeviri evi penceren atmak olan deyimin çıkış noktası şans oyunları. Eskiden ispanyada şans oyunlarından büyük ikramiyeler kazananlar evlerindeki bütün eski eşyaları sevinçle pencereden dışarıya atarlarmış. Sanırım bu davranış o kadar da eski olmasa gerek. Milli piyangodan büyük ikramiye kazanmaları durumunda bu yazıyı okuyanların bazılarının da benzer bir hareket yapabileceğini düşünüyorum. Bu deyim ispanyol dilinde "gereğinden fazla para harcamak, hesapsızca para savurmak" anlamına geliyor.

Örnek:
* No has ido a la fiesta de Raul? Tenias que verlo. El ha tirado la casa por la ventana.
* Cuando van de compras, las mujeres tiran la casa por la ventana

Endülüsün Pesinde- ispanyolcada Arapça Etkileri


HASTA edatı -e kadar, -a kadar anlamlarına gelir. Che için yazılmış olan Hasta Siempre şarkısı sayesinde hepimizin duyduğu bu kelime İspanyolcaya Arap dilinden geçmiş kelimelerden bir tanesidir.Türkçeye de girmiş olan kelime biz de "ek olarak" "üstelik" gibi anlamlarda kullanılır. Bu Arapça kelime HATTA dır.
Bu kelimeyi ispanyolca kullanırken birincisi bir yere, bir zamana kadar anlamında kullanabiliriz. Örneğin eve kadar (hasta la casa) , ya da Mart'a kadar (hasta marzo). Ama bu edatı aynı zamanda dahil anlamına gelen "-de, -da" (tambien)şeklinde de kullanabiliriz. Şöyle; hasta Maria me ha dicho (Maria da (bile) bana söyledi). Dikkat ediilirse hasta edatının bu şekilde kullanılışı daha çok "bile" anlamına geliyor. Hasta edatını bile anlamında kullanmak isteyenlere bir öneri, olumsuz cümlelerde hasta yerine Ni kullanın.

Hasta mi madre me acusa.
(annem bile (annem dahi) beni suçluyor.
Ni mi madre me cree
(annem bile bana inanmıyor)

Hasta otra entrada...

¡Aquí hay gato encerrado!


¡Aquí hay gato encerrado!
Bu deyimin günümüzde kullanımıyla kökleri ayrı anlamlar taşır. İspanyada eski çağlarda kedi tüyleri bir çok tekstil ürününde kullanılmıştır. Bu ürünlerin arasında para keseleri de vardı. Kedi tüyünden yapılan para keseleri hırsızlar tarafından çalınmaması için elbiselerin içine saklanırdı. Zamanla bu keselere ve bu keselerin içindeki paralar kastedilerek “Gato” kelimesi kullanılmaya başlandı. Dolayısıyla deyimin ortaya çıktığı dönemdeki anlamı “burada kapalı/gizli kalmış bir para kesesi var” anlamına gelirdi. Günümüzde bu deyim netliği olmayan,şüpheli olaylar karşısında söylenir oldu. Türkçeye birebir çevirmeye çalışıldığında “burada kapalı kalmış bir kedi var” gibi garip bir çevirisi olacak cümlenin birebir karşılığı deyim olarak verilmek istenilirse, doğru deyim “bu işte bir bit yeniği var” deyimidir.
- Ah! Fabian no está en la casa!
- Mmm, interesante, aquí hay un gato encerrado, Miguel.

Le salió rana


Rana: Kurbağa
salió: Salir Fiili 3. tekil şahıs geçmiş zaman çekimi
le: Onu, ona
el pez: Balık
Le salió rana” veya “El pez le salió rana” deyimi ilginç bir anlatıya dayanır. Anlatı eski zamanlarda çocukların yaptığı bir eylemle ilgilidir. Yağmur birikintileriyle oluşan küçük gölcüklerde bir süre sonra beliren kurbağa larvalarını balık larvası zannederek onları toplayan ve bir gün büyük balıklara dönüşecekleri umuduyla onları su içinde besleyen çocuklar bir süre sonra büyümeye başlayan kurbağa larvalarının kuyruklarının kaybolduğunu ve ayaklarının çıktığını görürler. Bunun üzerine balık zannederek topladıkları ve besledikleri küçük yaratıkların aslında kurbağa larvaları olduğunu anlarlar.
Bu deyim yukarıda anlatılan öyküsünden de anlaşılacağı gibi günümüz ispanyasında hala birisine duyulan güven ve beklentinin boşa gitmesi manasında kullanılmaktadır. Bire bir Türkçeye çevirisi “Balık ona kurbağa çıktı” yani “balık diye bildiği kurbağa çıktı” şeklindedir. El pez le salió rana şekli kullanıldığı gibi sadece Le salió rana olarak da kullanılan bu deyimi yine bir deyim olarak Türkçeye çevirmeye kalkarsak sanırım en doğru tercih “güvendiği dağlara kay yağmak” olacaktır.Balık olarak bildiklerinizin gerçekten balık çıkması ve hep balık olarak kalması dileğiyle…

"No hay tu tia"?


Endülüs Emevilerinin İzinde – İspanyolcada Arap etkileri

Geçenlerde İspanyol devlet televizyonu Tv5te bir tartışma proğramı isterken konuklardan birinin kullandığı bir cümle aklıma takıldı. Eczacı olan konuk ilaç sıkıntısı hakkında konuşurken “no hay tú tía” dedi.
İspanyol gramerini az çok bilenler böylesi bir cümlenin, gramer açısından yanlış olduğunu hemen anlarlar. Fakat bu cümleyi kullanan bir eczacı olduğu için işi ciddiye aldım ve araştırmaya başladım. Araştırmalarım beni endelüs emevilerine götürdü. Cümlenin kökenlerine geçmeden önce gramer açısından neden yanlış olduğuna kısaca değineyim.
Vardır anlamına gelen HAY fiili aslında başlı başına bir fiil değildir. HABER fiilinin 3. tekil şahıs çekimi olan Ha zamanla konuşma dilinde sonra da yazı dilinde hay’a dönüşmüştür. Hay fiilinin (ya da fiil çekiminin) tam karşılığı vardır. Ama bu “vardır” predikatı birinin ya da bir şeyin bir yerde bulunması için kullanılamaz. Yani no hay tútia cümlesini biz gramer açısından “teyzen yok (burada yok, burada değil)” ya da “senin teyzen yok” şeklinde çeviremeyiz. Teyzen burada yok anlamındaki cümleyi kurmak için Estar fiilini, senin teyzen yok cümlesini kurmak için ise Tener fiilini kullanmamız gerekiyor. Peki bu No hay tútia deyişi nereden geliyor.
İspanya Endülüslerinin coğrafyada uzun süren varlıkları silinse de, uzun yıllar bir arada yaşayan İspanyol ve Arap halkların kültürel etkileşimle ürettiği değerler kolay kolay silinmiyor. No hay tútia deyiminin kökeninde de bu Arapça çinko ve Antinomi’ye işaret eden al- tutiya kelimesinden geliyor. Yaptığım araştırmalar sonucunda Endülüs emevilerinde bu maddelerin çeşitli işlemlerden geçirilmesinden sonra üretilen eski bir ilacın göz hastalıkları için kullanıldığını öğrendim. Zamanla altutiya kelimesinin önce tutiya’ya sonra tú tía ya dönüşerek bugüne geldiği anlaşılıyor. Kısacası Endülüs Emevileri döneminde ve muhtemelen onlardan çok sonralara kadar, birisi bir eczaneye girip derdine derman olmasını beklediği ilacı sorduğunda yok cevabı verilirken No hay tutia denilmiştir. Bu deyim günümüz ispanyasında, kötü bir durumdan kurtulma, ya da korkulan bir olayın gerçekleşmemesi olasılığının olmaması, yani umutsuz durumlarda, “çare yok” anlamında kullanılıyor.

Gramer Dersleri - DE Edatı


LA PREPOSİCİON “DE” (DE EDATI)

İspanyol dili gramerinde oldukça önemli bir yer tutan DE edatının çok çeşitli kullanımları vardır. Bunlardan en önemlisi isimleri iyelik hali açısından birbirine bağlamasıdır. İsim tamlaması yapılırken DE edatı iki ismin arasına girerek Türkçedeki –in, -un, -ün, -ın, eklerini ve –sı, -si, -su, -sü eklerini sağlar. Türkçede iyelik halinde bir cümle ile aynı cümlenin ispanyolca kurulumunu karşılaştırmak konuya yeterli netliği sağlayacaktır. Türkçe iki isim seçelim:

Kadın

Elbise

Bu iki kelimeyi iyelik açısından tamlarsak:

Kadının elbisesi isim tamlamasına ulaşırız. Türeyen ekleri gördük. İsimler yalın hallerinden çıkıp farklı ekler aldılar. Şimdi aynı cümlenin ispanyolca kuruluşuna bakalım.

La mujer

El vestido

İspanyolcada isim tamlaması kurarken isimlerin sonuna ekler türetmeye gerek yok. Yapmamız gereken tek şey iki kelime arasına DE edatını yerleştirmek. Ama bu işlemi yaparken dikkate almamız gereken bir kural var. İlk önce La mujer değil El vestido yazılacak. Yani sıralama Türkçe söylerkenki sıralamanın tersi olacak.

El vestido DE la mujer

Bir örnek daha yapalım. Kelimelerimiz Ev ve Pencere olsun. Cümlemiz doğal olarak Evin Penceresi olacak

Pencere: La ventana

Ev: La casa

İsim tamlamalarını Türkçe kurarken ev’den başlıyorsak ispanyolca kurarken pencereden başlayacağız.
La ventana DE la casa


Dikkat: De+EL = DEL

El libro de el hombre – Yanlış L

El libro DEL hombre – Doğru J

Şimdi çoğul cümleler yapalım:

Evlerin pencereleri

Adamların kitapları

Las ventanas de las casas

Los libros de los hombres


Örneklerde de görüldüğü gibi isimleri çoğalttım ama DE edatına dokunmadım. Edatlar çoğullaştırılmaz!

Ayrıntılı bilgi, ipuçları, DE edatının ispanyolca gramerinde çok önemli yer tutan diğer kullanım alanları, edatın kullanım alanları hakkında Türkçe açıklamalı onlarca ispanyolca cümle ve daha fazlası için aşağıdaki linkten bilgi alın!


http://ispanyolcadefteri.blogspot.com/2009/12/ispanyolca-dansmalk.html

Gramer Dersleri - GUSTAR


Hepimiz birşeylerden hoşlanır, bir şeyleri severiz ve bunu ifade ederiz. Fakat bunu ifade ederken doğru kelimeleri seçmemek bazen sıkıntılı sonuçlara neden olabilir. İspanyolcada hoşlanmayı, sevmeyi bildiren birçok fiil var. Bu deste biz Gustar fiili hakkında konuşacağız. Gustar fiili diğer ispanyolca fiillerden oldukça farklı bir fiil. Bu farkın ayrıntılı açıklamasına daha sonra değinmek üzere fiilin çekimi hakkında bilgi verelim.

Eğer beğenimizi kazanan nesne ya da insan (biz şey kelimesini kullanalım) tekil ise:

Gustar:
Me gusta
Te gusta
Le gusta
Nos gusta
Os gusta
Les gusta

Fakat beğenimizi kazanan bir şey değil de şeyler ise yani çoğul ise:

Gustar:

Me gustan
Te gustan
Le gustan
Nos gustan
Os gustan
Les gustan

Gustar fiilinde yukarıdaki çekimlerden de anlaşıldığı gibi önemli olan fiil çekimin önüne yazılan ve şahıslara göre değişen ekler. Bu ekler sayesinde hoşa giden ya da sevilen şeyin kimin hoşuna gittiğini anlıyoruz.
Örneğin:Me gusta la casa cümlesinden evden hoşlanan kişi 1.tekil şahıs iken te gusta la casa cümlesinde ikinci tekil şahıstır. Bu cümleler sırasıyla şöyle çevirilir:

Evi severim / evden hoşlanırım
Evi seversin / evden hoşlanırsın

Burada sevmek ve hoşlanmak fiillerinin ayaklarını yere indirmek için İngilizce bilen arkadaşlara ek bir açıklamada bulunmak isterim. Gustar fiilinin İngilizcedeki karşılığı Like fiilidir. Yani Love fiilini karşılayan sevmek anlamına gelmez Gustar fiili.

Şimdi devam edelim. Yine aynı örnek üzerinden gidersek. Cümlede Gustan değil Gusta çekimi kullanılmış bunun sebebi sevilen şeyin tekil olması. Yani bir tane evden bahsedilmesi. Evin sayısı çoğul olsaydı Gustan çekimi kullanılacaktı.
Me gustan las casas de esta ciudad. – ( I like the house’s of this city ) yani bu şehrin evlerini seviyorum.
Te gustan las casas de esta ciudad – bu şehrin evlerini seviyorsun.

DİKKAT: Cümlede fiilin gustan halinde kullanılması hoşlanma eylemini yapan şahısların tekilliğine ya da çoğulluğuna değil hoşlanılan şeylerin tekilliğine ve çoğulluğuna bağlıdır. Yani birden fazla şahıs bir evi beğenebilir. Fiil bu durumda hala gusta halindedir. Ama bir kişi bile birden fazla evi beğenirse fiil gustan olmalıdır.
Bir örnek:Nos gusta esta casa – Bu evi beğeniriz / severiz
Me gustan estas casas – Bu evleri beğenirim / severim

Cümleleri olumsuzlamak için ise başa no koymak yeterlidir.
Me gusta : severim, hoşlanırım
No me gusta: Sevmem, hoşlanmam




Gramer Dersleri - ¿Qué Hora Es?


İspanyolca Saatler
Saatler konusuna geçmeden önce sayıları ezberleyelim. Ya da en azından elimizin altında bulunsun diye buraya 30 a kadar ben yazayım.
1 un, una
2 dos
3 tres
4 cuatro
5 cinco
6 seis
7 siete
8 ocho
9 nueve
10 diez
11 once
12 doce
13 trece
14 catorce
15 quince
16 dieciséis
17 diecisiete
18 dieciocho
19 diecinueve
20 veinte
21 veintiuno
22 veintidós
23 veintitrés
24 veinticuatro
25 veinticinco
26 veintiséis
27 veintisiete
28 veintiocho
29 veintinueve
30 treinta

Yukarıdaki sayıları ezberledikten sonra şimdi saatler konusuna geçebiliriz. İspanyolca saatleri söyleyebilmek için bilmemiz gereken en temel kurallar saatlerin dişil olması gerektiği ve saat 1 ile ilgili cümlelerin Tekil saat bir dışında kalan bütün cümlelerin Çoğul olarak ifade edilmesinin zorunlu olduğudur. Saat bildiren cümleler kurarken kullanmamız gereken fiil SER fiilidir.
Saat: La hora
Soru: ¿Qué hora es? (saat kaç?)
Şimdi soruya doğru cevap verebilmek için bilmemiz gereken kuralları sırasıyla yazalım.
1- Saat bir ile ilgili cümle kuracaksak cümleye ES LA diye başlamamız gerekiyor.
1:00 Es la una (un ya da uno değil una yazdım çünkü saat cümleleri dişil artikele göre yapılmaktadır. Saat: la hora)
2- Saat bir ile ilgili cümleler dışındaki (1 e beş var, 1 e yirmi var, 1 i bir geçiyor, 1 buçuk vs) bütün cümleler SON LAS ile başlar yani çoğul muamele görür. Kural basit aslında bir tekildir diğerleri değildir.
2:00 Son las dos
3.00 son la tres
3- Geçen dakikalar asıl saat söylendikten sonra Y bağlacıyla bağlanır
1:05 es la una y cinco
3:20 Son la tres y veinte
7:12 Son las siete y doce
4- Kalan dakikalar asıl saat söylendikten sonra MENOS ile bağlanır
12:50 es la una menos diez
01:47 son las dos menos trece
5- Yarım saatler asıl saat söylendikten sonra Y MEDİA ile bildirilir
1:30: Es la una y media
11:30 Son las once y media
6- Çeyrek dakikalar asıl saat söylendikten sonra (çeyrek geçiyorsa) Y yada (çeyrek kala ise) MENOS ile bağlanır. Y veya menos dedikten sonra çeyrek saati CUARTO ile bildirebiliriz
12:45 Es la una menos cuarto
01:15 Es la una y cuarto
08:45 Son las nueve menos cuarto
7- Saatlerin sonuna EN PUNTO ekleyerek tamı tamına manası katabilirsiniz.
02:23 Son las dos y veintitres en punto
01:31 Son las dos menos veintinueve en punto
Saatlerle ilgili bilmemiz gereken temel kurallar bunlar. Otuzuncu dakikadan sonra geçiyor yerine var diyerek menos ile bağlamanız sizin yararınızadır zira böylece ilk etapta otuza kadar sayıları ezberlemeniz 60 a kadar ezberlemenizden kolay olacaktır. Yukarıda yazdıklarımın dışında saatler hakkında bilmeniz gereken bazı ek bildiler şöyledir:
- de la mañana: Sabahın
- de la tarde: öğlenin ve öğleden sonranın
- de la noche: gecenin
-
Yukarıdaki yardımcıları kullanarak bahsettiğiniz zaman dilimi hakkında daha ayrıntılı bilgi verebilirsiniz. Yani:
Son las dos de la mañana, sessiz ol biraz! diyerek karşınızdakine yakınabilirsiniz. Veya 10 da görüşürüz dediğiniz için sabahın köründe (benim için saat on sabahın körüdür) kapınıza gelen arkadaşınıza bir dahaki sefere randevu verirken “nos vemos (görüşürüz demek oluyor) a las diez de la noche!” diyerek duruma netlik de kazandırabilirsiniz.
Şimdi geldik başka bir noktaya. Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum en son verdiğim örnekte (sabahın körü ile ilgili olan) A las diez de la noche yazdım. Bunu açıklayacağım ama önce yazının başında yazdığım soruyu değiştireyim. Yazının başında soru olarak ¿Qué hora es? demiştim şimdi bunu değiştiriyorum. Yeni soru “¿A qué hora?” (Saat kaçta?) İki soru arasındaki farkı anlamışsınızdır. Birisine verilen cevap saati bildirirken diğerine verilen cevap bir saati işaret ediyor ve muhtemelen o saatte gerçekleşmiş ya da gerçekleşecek olan bir eylemden bahsediyor.
“Saat iki” demek farklıdır “saat ikide” demek farklıdır. “Saat iki” demek için saatin cümlenin söylendiği anda iki olması gerekir. Ama “saat ikide” diyebilmek için böyle bir zorunluluk gerekmemektedir. Saat ikiden önce bunu söyleyebiliriz. “Saat ikide görüşeceğiz” deriz mesela. Ya da saat ikiden sonra da söyleyebiliriz. “Saat ikide görüştük” deriz. İşte ikide demek için yapmamız gereken şey saat cümlelerindeki ES ve SON kelimelerini çıkarıp yerine A eklemekten ibarettir.
Es la una: Saat bir
A la una: Saat birde
Son las dos: Saat iki
A las dos: saat ikide
Nos vemos a las siete y media en la clase: Saat yedi buçukta sınıfta (derste) görüşürüz…
Şimdi günleri de biraz öğrenip yolumuza devam edelim:
Los días de la semana (Haftanın Günleri)
El Lunes - Pazartesi
El Martes - Salı
El Miércoles - Çarşamba
El Jueves - Perşembe
El Viernes - Cuma
El Sábado - Cumartesi
El Domingo - Pazar
Bir de günlerle ilgili örnek yazayım:
Nos vemos el lunes a las dos en mi casa – pazartesi saat ikide evimde görüşürüz
Yukarıdaki örnekte de görüldüğü gibi haftanın günleriyle birlikte EN edatı değil tanım edatı kullanılır. Yani nos vemos en lunes denmez! Nos vemos el lunes denilir.
Günlere de kısaca değindikten sonra bu dersi noktalıyoruz.





Gramer Dersleri - HAY



İspanyolca Gramer – HAY

İspanyolca basit cümle yapılarından bir diğeri de kuşkusuz HAY cümleleridir. Hay cümleleriİngilizcede There is – There are cümlelerine, Türkçede ise VAR cümlelerine karşılık gelir. Hay cümleleri kurmadan önce bilmemiz gereken bazı edatlar var:
En: -de, -da
Buraya dikkat yukarıya yazdığım –de, -da ayrı yazılanlar değildir. Yani ben İngilizce biliyorum cümlesine ben de biliyorum derken kullanılan –de değil, kitap evde derken kullanılan –de dir. Evde, okulda, masada, işte, hastanede, pastanede, anlamında daha çok yer bildiren –de, -da ekidir. İngilizcedeki İN, AT edatları ve ON edatının bazı kullanımlarıyla benzeşlik gösterir. Birazdan cümle içinde kullanınca daha netleşecek. Ama önce başka edatlar yazmak istiyorum.
Sobre: Üstünde
Encima de: Üstünde (sobre ve encima de eş anlamlıdır)
Debajo de: altında
detrás de: arkasında
Al lado de: yanında
Delante de: önünde
Entre: arasında
Dentro de: İçinde
Edatlarımızı yazdık şimdi konuya girelim. Tahmin ettiğiniz üzere “şurada şu vardır” tarzında cümleler kuracağız. Nerede ne olsun mesela? Evde bir adam olsun.
Evde bir adam var.
Hedef cümlemiz bu. Şimdi hedefe giden yolu çizelim. Cümle dizilimi şöyle olacak. Önce Vardır diyeceğiz. Yani HAY. Var olan şeyin tekil ya da çoğul olması fark etmez.İngilizcede bu fark eder. Tekil ise There is çoğul ise There are diye başlarlarİngilizler ama bizim için bu ayrımHAY cümlelerinde bulunmamakta. Vardır dedikten sonra var olanşeyin ne olduğunu söyleyeceğiz. Un hombre (bir adam) en sonunda da var olan şeyin nerede var olduğunu bildireceğiz. En la casa (evde).
Cümlemiz: Hay un hombre en la casa
Bir sonraki cümlemiz klasik bir yabancı dil cümlesi olsun. Masanın üstünde bir elma var.
Hay una manzana sobre la mesa (ya da Hay una manzana encima de la mesa)
Şimdi de çoğul bir cümle yapalım. Masanın üzerinde 2 elma var.
Hay dos manzanas sobre la mesa (ya da Hay dos manzanas encima de la mesa)
Bu cümle üzerine biraz düşünelim ve en edatına biraz daha açıklık getirelim. Türkçede biz bunu çok sık yaparız. Masanın üstünde demeyiz de masada deriz. Aynısınıİspanyollar da yapabilir doğal olarak. Yani bu cümleyi şöyle duyabiliriz:
Hay una manzana en la mesa (masada bir elma var)
Bu yanlış bir cümle değildir. Evde bir adam var cümlesi hakkında düşünürsek de cümlenin aslında evin içinde olan bir adamdan bahsettiğini anlarız. Fakat bu cümleyi kurarkendentro de la casa dememiz zorunlu değildir. En la casa der geçeriz. Kısacası bu açıdan Türkçede olan serbesti İspanyolcada da geçerlidir.
Şimdi örneklerle konuyu ayrıntılayalım:
Evin arkasında bir havuz var: Hay una piscina detrás de la casa
Okulun önünde bir araba var: Hay un coche delante de la escuela
Masanın altında iki kedi var: Hay dos gatos debajo de la mesa
Kutunun içinde bir oyuncak var: Hay un juguete dentro de la caja
Buraya kadar verdiğimiz örneklerde var olan şeyi var olduğu yerle ilişkilendirirken hep dişil artikelli yer isimleri kullandım. Şimdi bir de eril artikelli kullanacağım ve ne olduğunu birlikte göreceğiz.
Dikkat:
Arabanın arkasında bir köpek var: Hay un perro detrás del coche
Cümleye dikkatle bakın ve değişimi görmeyi deneyin…
Görenleri dikkatlerinden dolayı tebrik ediyorum ve hala göremeyenler ve de görüp de anlam veremeyenler için bu konuyu açıklıyorum. De ile El yan yana gelince sadeleşip DEL olur. Detrás de el coche doğru bir yazım değildir. DE+EL = DEL





Gramer Dersleri - Masculino vs Femenino


MASCULİNO vs FEMENİNO
İspanyolcada eril dişil ayrımı bu dile yeni başlayan herkesin ortak problemi olagelmiştir. Malum Türkçede bu ayrım olmadığı için yani isimlerin bir artikele ihtiyacı olmadığı için yabancı olduğumuz bir mevzu. Kısaca açıklamaya çalışayım. İspanyolcada isimlerin bir cinsiyeti vardır ve isimler sahip oldukları cinsiyetlere bağlı olarak kendilerinden önce belirli ya da belirsiz tanım edatları (artikel) alırlar. Bu tanım edatları şunlardır:
Eril Belirli tanım edatları:
Tekil: EL
Çoğul: LOS
Dişil Belirli tanım edatları:
Tekil: LA
Çoğul: LAS
Eril Belirsiz tanım edatları:
Tekil: UN
Çoğul: UNOS
Dişil Belirsiz tanım edatları:
Tekil: UNA
Çoğul: UNAS
Neye göre eril neye göre dişil sorusunu sormadan önce neye göre belirli neye göre belirsiz sorusunu soralım. Belirli tanım edatları kullanmak için bahsi geçen ismin bize yabancı olmaması yani bildiğimiz, bahsi daha önce geçen kısacası BELİRLİ bir isim olması gerekir. Bunun tam tersi durumlarda da belirsiz tanım edatları kullanırız. İngilizce bilenler için bu ayrımın a ve the ayrımıyla aynı olduğunu söylemek faydalı olacaktır diye düşünüyorum. Konuyu biraz daha netleştirmek için örneğin KÖPEK kelimesini ele alalım.

Türkçe: Köpek
İspanyolca: El perro
İngilizce: The dog

Yukarıdaki bahsi geçen köpek için metin içinde ya da konuşma sırasında hangi artikeli kullanacağız. Yani el perro mu diyeceğiz yoksa un perro mu diyeceğiz? Olay çok basit eğer köpek BİLİNEN bir köpekse yani metinde daha önce bahsi geçmiş ya da konuşmada daha önce bahsedilmiş bir köpekse EL perro diyeceğiz. Ama BİLİNMEYEN herhangi bir köpekse UN perro diyeceğiz. Örnekler vererek konuyu daha da netleştirelim.
"Carlos köpeği gördü." diye bir cümlemiz olsun. Bu cümlede bahsi geçen köpeğin bu cümleyi söyleyen ve söylenen kişi tarafından bilindiği ortadadır o yüzden bu cümlede EL perro demek gerekir. Fakat cümlemiz şöyle olsaydı: "Carlos bir köpek gördü", işte o zaman bilinmeyen, herhangi bir köpekten bahsedildiği anlaşılacak ve UN perro demek gerekecekti. İngilizce bilenlere yardımcı olacak bir bilgi:
El - la -= The
Un- una: a
the dog = el perro
a dog = un perro

İngilizce bilmeyenlere de yardımcı olacak bir bilgi daha:
Cümlenin türkçesinde bir ya da birkaç kelimeleri geçiyorsa kesin belirsiz artikel kullanılmalıdır. Bir kedi var cümlesini kurarken asla El gato diyemezsiniz. Un gato demelisiniz. Bir de cins isimler belirli tanım edatıyla kullanılır. Yani Kediler derken unos gatos denmez, Los gatos denir. Örnek cümle:
Kediler evcil hayvanlardır.

Bu cümlede herhangi bir kediden ya da bildiğimiz bir kediden değil bir cins isim, bir topluluk ismi olarak kediden bahsediliyor.

Belirli belirsiz edatlar konusunun anlaşıldığını düşünüyorum. Şimdi aşağıdaki türkçe cümlelere bakarak kullanmamız gereken artikellerin belirli mi yoksa belirsiz mi olduğunu söylemeye çalışalım:

Banka caddenin sonunda soldadır. - Banka için?
Burada bir çocuk gördünüz mü? - çocuk için
Köpekler tehlikesiz hayvanlardır - köpekler için?
Buralarda bazı köpekler görülmüş - köpekler için?
Havuz çok küçüktü - Havuz için?
Bir arkadaşım söyledi - Arkadaş için?
Bana bir kitap satın al - Kitap için?

Yukarıdaki sorulara belirli tanım edatı ya da belirsiz tanım edatı diye kısaca yanıtınızı verdikten sonra okumaya devam edin
***
Bu konuyu hakkında en sık sorulması gereken soru şudur: "bir kelimenin eril ya da dişil olduğunu nasıl anlarız?" Bu soruya benim verilen cevap ise her zaman şudur: "Anlayamazsınız! Bu ezberlenmesi gereken bir konudur". Yani sözlükten yeni kelime öğrenirken o kelimeyi artikeliyle birlikte öğrenmek gerekiyor. Fakat bütün bunlara rağmen bir kelimenin eril mi dişil mi olduğunu "tahmin" etmemize yarayabilecek bazı ipuçları vardır. Bunlar üzerine yazmaya başlamadan uyarmak isterim: Bu ipuçları, madde yazılırken aksi belirtilmemişse, kesinlik taşımazlar. İstisnalar her zaman vardır!
Şimdi bu ipuçlarını ve bazı istisnaları sıralayalım. Önden Femeninolar
1 ) -a ile biten isimler genellikle (dikkat edin, kesinlikle değil!) femeninodur ve La artikeli alırlar.
Excepción (İstisna): el día
2 ) umbre, ie, ión, dad, tad o is ile biten isimlerin büyük çoğunluğu dişildir. ión, tad, dad bitimlilerde bu oran daha da yüksektir
Örnekler: la especie la costumbre la educación la ciudad la crisis la serie la muchedumbre la formación la facultad
Algunas Excepciónes (bazı istisnalar): el pie el avión el análisis el puente el camión el énfasis
Şimdi Masculinolar:
1 ) N-O-R-S-E-L harflerinden herhangi biri ile biten isimlerin büyük kısmı eriildir.
Algunas Excepciónes (bazı istisnalar): la fuente la imagen la nube la foto la moto la radio
2 ) -ma, -pa, ta heceleriyle biten isimler grekçe kökenlidir ve büyük çoğunlukla erildirler.
Örnekler: el drama el idioma el mapa el planeta el poema el problema
Algunas Excepciónes (bazı istisnalar): la cima la dama
3 ) ve bir ayrıntı olarak birleşik isimler eril artikel alır. Örneğin cumplir (tamamlamak) fiilinden ve yıl (año) kelimesinden oluşan cumpleaños (doğum günü) kelimesi tekil ya da çoğul yazılması hiç farketmez eril artikeller alır...
İstisna: La Bocamanga

Bunların dışında bilinmesi gereken önemli bir nokta bazı isimlerin hem eril hem de dişil artikel alabildiğidir ve bu isimler genelde: -nte, -sta bitimli isimlerdir. Örneğin; Öğrenci anlamına gelen Estudiante kelimesi öğrencinin cinsiyetine göre el ya da la takısı alabilir. Gazeteci anlamına gelen periodista kelimesi de bu kurala göre eril ya da dişil tanım edatı alabilir. Yani bu kelimeler çift
Ağaç isimleri Eril Meyvalarının isimleri ise dişildir (istisnalar mevcuttur)
El manzano : Elma ağacı
La manzana : Elma (meyva)


Blog Arşivi

Acción Poética

Acción Poética

Joyas de America Latina

Joyas de America Latina
Alfredo Zitarrosa

Un poco de humor, por favor

Un poco de humor, por favor