İspanyolca ile ilgili bir çok şey

İspanyolca filmler 2

Herkese merhaba.

Bugün sizinle yine çok güzel bir ispanyolca film paylaşacağım.Filmimizin adı Mientras Duermes. Türkçeye Sen Uyurken olarak değil de Ölüm Uykusu olarak çevrilen filmin başrollerinde Celda 211 filminden de tanıdığımız Luis Tosar ve Marta Etura'yı görüyoruz.

Filmin yönetmeni Jaume Balagueró. Film 2011 yapımı ve gerçekten başarılı bir gerilim filmi. Hem ispanyolca dinleme pratiği yapmak hem de güzel bir film izlemek isterseniz aşağıda verdiğim linke tıklayabilir, türkçe altyazılı olarak izleyebilirsiniz.Yorumlarınızı bekliyorum.


Hepinize iyi seyirler.





Llegar y besar el santo - Deyim


Herkese Hola!

Yeni yazımızın konusu ilginç bir ispanyolca deyim. Llegar y besar el santo. Önce kelimelerin anlamlarını yazayım.

Llegar: varmak, ulaşmak, gelmek
Besar: öpmek
El santo: Aziz, kutsal kişi, evliya, hazret

Bu bağlamda baktığımızda deyimin birebir çevirisi “Gelmek/ulaşmak ve hazreti öpmek” anlamına geliyor. Deyim bir insanın yapmak istediği şeyi ilk denemesinde sorunsuz olarak başarması, deneme sırasında çok şanslı olması durumlarında kullanılıyor. Deyimin çıkışına gelince...

Eskiden hristiyanlar kutsal topraklarını ya da başka bölgelerde bulunan azizleri ziyaret etmek ve onları öpebilmek için uzun yollardan yürüyerek giderlerdi ve ulaştıklarında aynı amaçla başka yerlerden gelen bir çok insanın aynı eylemi gerçekleştirmek için sırada olduklarını  görürlerdi. Bu eziyetli yolculuktan sonra bir süre de sıranın kendilerine gelmesini beklerlerdi. Hatta bazı durumlarda o azizin orada olmadığını öğrenirler ve emekleri boşa giderdi. Şanslı olan insanlar ise hedeflerine vardıklarında hiç sıra olmadığını görür ve hazreti ya da kutsal toprakları öpmek için hiç zaman kaybetmezlerdi. Deyimin kökeni buraya dayanıyor.

Peki biz deyimi hangi durumlarda kullanabiliriz. Örnek durumlar oluşturayım kafanızda daha net canlanması için.

Durum 1
Sabah iş görüşmesine gitmeniz gerekiyor ama öncesinde de bankaya uğrayıp başka bir işinizi halletmeniz gerekiyor. Bankada sıra beklerseniz iş görüşmesine geç kalacaksınız ama bankaya girince hiç sıra olmadığını görüyorsunuz. İşinizi bir dakikada halledip çıkıyorsunuz. Bu “llegar y besar el santo” durumudur.

Durum 2
Bankadan çıkıp iş görüşmesine gidiyorsunuz. Ve onbeş dakikalık bir konuşmadan sonra size işe başlayabileceğiniz söyleniyor. Bugün ikinci defa “geldiniz ve hazreti öptünüz”.

Durum 3
Barcelona – Real Madrid maçı oynanıyor. Barcelona  başlama vuruşunu yapıyor ve ilk atakta topu ağlara gönderiyor. Bu durum da ne oluyor ? “Barça llega y besa el santo” yani barcelona geliyor ve hazreti öpüyor.

Umarım faydalı olur. Herkese “llegar y besar el santo”lu bir hayat dilerim.










İspanyolca Film Tavsiyeleri 2

Film tavsiyeleri yazı dizisi başlığıyla paylaştığım filmleri izlerken hem ispanyolca dinleme/dinlediğinizi anlama kabiliyetiniz artacak, hem de güzel filmler izleyerek hoş zaman geçirebileceksiniz. Bu defa sizin için seçtiğim film Ay Carmela!

Film ispanyol iç savaşı sırasında Halk Cephesi askerlerini eğlendirmek için gösteri yapan bir çifti ve yaşadıklarını konu alıyor. Aşağıdaki linkten filmi izleyebilirsiniz.

İyi seyirler..



http://www.videoslasher.com/video/C67ZGTYRNJHN



Tener algo en la punta de la lengua (Deyim)

Merhabalar. Her zaman tekrarladığım gibi, deyimleri kullanabilmek dile olan hakimiyetinizin en temel göstergelerinden biridir. Bu yazımızda “dilinin ucunda olmak” ya da “dilinin ucuna gelmek” deyiminin ispanyolcasını ve örnek cümleleri paylaşacağım. Bir şeyi hatırlamak üzere olmak ve bir türlü hatırlayamamak durumlarında kullandığımız bu deyimin ispanyolca karşılığı “tener algo en la punta de la lengua”dır. Deyimin ingilizce karşılığı "be on the tip of one's tongue"dir. 

Tener (sahip olmak) fiilinin presente de indicativo zamanında şahıslara göre çekimi şöyledir:

TENER
---
tengo
tienes
tiene
tenemos
tenéis
tienen

Tener fiilinin diğer zamanlarda çekimini görmek için buraya tıklayın!

Gelelim deyimin kullanımına, yani örneklemeye. Bir arkadaşınızın size bir şey sorduğunu düşünün. Bildiğiniz bir şey ama bir türlü hatırlayamıyorsunuz, her an hatırlayacak gibi oluyorsunuz. Bu durumda ona;

“Espera un minuto! Tengo la respuesta de tu pregunta en la punta de la lengua”
“Bir dakika bekle! Sorunun yanıtı dilimin ucunda” dersiniz.

Örnekler:

Lo tenía en la punta de la lengua, pero se me olvidó.
Dilimin ucundaydı ama unuttum.

-Claro que me acuerdo de tu nombre. Te llamassss... puueeessss... lo tengo en la punta de la lengua...
- Tabii ki senin ismini hatırlıyorum. Senin adınnn...hmmm... dilimin ucunda...


Umarım son örnekteki durum kimsenin başına gelmez. Başka bir yazıda görüşmek üzere.













Llover a cántaros / Rain cats and dogs

Llover a cántaros deyimi ingilizcedeki  to rain cats and dogs kullanımının karşılığıdır. Sağnak yağışlar için kullanabilirsiniz. Deyim kullanabilmek bir dil üzerindeki hakimiyetinizin en önemli göstergelerinden birisidir. Yağmur mevsimi başladığına göre ilk sağnak yağışta "llueve mucho" yani "çok yağmur yağıyor" demek yerine bu deyimi kullanmanızı tavsiye ederim.

Llover fiili geniş zaman çekimi:
---
Llueve  (yuebe ya da cuebe şeklinde okuyabilirsiniz)

Fiil tek şahıslı bir fiildir. Fiilin diğer zamanlarda çekimini görmek için tıklayın!

Birkaç örnek cümle ile tamamlayayım.


Quiero salir pero llueve a cántaros.Dışarı çıkmak istiyorum ama çok şiddetli yağmur yağıyor

Si no llueve a cántaros te visito mañana.Eğer sağnak yağış olmazsa yarın seni ziyaret ederim.

Ha llovido a cántaros por eso no pude hacer mi tarea.Çok şiddetli yağmur yağdı bu yüzden ödevimi yapamadım.

---
Herkese iyi günler




İspanyolca/Türkçe cümleler - Frases en Español/Turco


Kelimeleri direkt sözlükteki anlamlarıyla çevirince karşı tarafa (ispanyola, latine) bir anlam ifade etmeyecek cümleler kurarız. Bir olayla örnek vermek gerekirse, türkiyede insanların kavga ederken birbirlerine “kimsin sen..?!” diye bağırmalarını düşünebiliriz. Bir ispanyolla kavga ederken “quién eres tú?!” dersek büyük ihtimal “me llamo miguel” gibi bir cevapla karşılaşırız. Eğer sayfamı takip edenler içinde bir ispanyolla kavga etmek isteyen varsa “kimsin sen?!” demek için “quién coño te crees tú!” falan desin en azından. O zaman olay daha renkli olacaktır.


Yani onların bazı durum ve olayları yaşamaları ile bizim yaşamamız arasında dağlar kadar fark vardır. Garip bir örnek oldu kabul. İşte bu birebir çevirisi yapıldığında bazen anlamsız kalan cümlelerden bazılarını ben sizin için çevirdim, umarım işinize yarar.



Başın sağolsun.
Acepte mis condolencias!


Kolay gelsin.
Que te sea leve!


Geçmiş olsun.
Que te mejores!


Allah senden razı olsun 
Dios te bendiga! Dios te bendiga mucho!  DTBM (kısaltma olarak latinler tarafından çok sık kullanılır). 


İyi şanslar!
Suerte!


İyi eğlenceler.
Que te diviertas!
Que lo pases bien!


Afiyet olsun!
Buen provecho! – Que aproveches!


Allah korusun!
Dios no lo quiera! (bir şey anlatırken olmasını istemediğiniz bir olaydan bahsederken.)


Benim için farketmez!
Me da igual!


Mazallah!
Toca la madera!
Meksikalı arkadaşınız varsa kesinlike “
Que la boca se te haga chicharrón!” deyin onlar anlar.










Gramer Dersleri - Pensar de/en/que/infinitivo


Düşünmek anlamına gelen pensar fiili kendisinden sonra gelen edatlara ve kelimelere göre farklı kullanımlara sahiptir. Bugün sizlere bu kullanımlardan bahsedeceğim. İlk olarak her zaman yaptığımız gibi, E>IE diptongasyon kuralsızlığı taşıyan Pensar fiilinin presente de indicativo çekimlerine bakalım.

PENSAR

---
Pienso
Piensas
Piensa
Pensamos
Pensáis
Piensan

Pensar fiilinin diğer zamanlarda şahıslara göre çekimini görmek için tıklayın!

USOS DE PENSAR – PENSAR FİİLİNİN KULLANIMLARI

Kendisinden sonra gelen kelimelere göre pensar fiilinin kullanımları şöyledir:


·      ★    Tek başına kullanımı

Siempre digo lo que pienso
Her zaman düşündüklerimi söylüyorum


·      ★    Pensar + infinitivo (mastar fiil) – düşünülen, planlanan eylemleri bildirme.

Pensamos salir mañana
Yarın çıkmayı düşünüyoruz (planımız ya da düşüncemiz bu yönde)


·    ★      Pensar de – hakkında düşünmek, hakkında bir fikre sahip olmak

Qué piensas de mi nuevo amigo?
Yeni arkadaşım hakkında ne düşünüyorsun?


·    ★      Pensar que – fikir, düşünce bildirmede kullanılır. 

Olumlu bir cümlede
(Pensar que) que den sonra gelen fiil çekimi indicativo (haber kipi) olur. Olumsuz bir cümlede (no pensar que) que den sonra gelen fiil subjuntivo (dilek kipi) olmalıdır.

Te respeto pero pienso que estás equivocado.
Sana saygı duyuyorum ama hatalı olduğunu düşünüyorum.
No pienso que estés equivocado
Hatalı olduğunu düşünmüyorum.


·    ★      Pensar en – bir şey hakkında düşünmek, onu düşünmeye yoğunlaşmak

      Siempre pienso en tí
      Her zaman seni düşünüyorum


Siz de kullanımlar için birer örnek vermeyi deneyebilirsiniz. Kolay gelsin.










İspanyol dilinde en sık kullanılan 100 fiil


İspanyol dilinde ve aynı şekilde Türkçede en sık kullanılan 100 fiilin listesini oluşturdum. İspanyolca öğrenen herkesin bu listedeki fiilleri kesinlikle ezbere bilmesi ve kullanması gerekiyor. 


ispanyolcad
efteri@hotmail.com

Herkese iyi çalışmalar.




Türkçe
İspanyolca
Kabul etmek
Aceptar
İzin vermek,bırakmak
permitir/dejar
Sormak
preguntar
İnanmak, zannetmek
creer
Ödünç almak
prestar
Kırmak
romper
Taşımak, getirmek
traer
Satın almak
comprar
-e bilmek
poder
İptal etmek
cancelar
Değiştirmek
cambiar
Temizlemek
limpiar
Taramak
peinar
Yakınmak
quejarse
Öksürmek
toser
Saymak, anlatmak
contar
Kesmek
cortar
Dans etmek
bailar
Çizmek, resim yapmak
dibujar
İçmek
beber
Araç kullanmak
conducir
Yemek
comer
Açıklamak
explicar
Düşmek
caerse
Doldurmak
llenar
Bulmak
encontrar
Bitirmek
terminar
Sığmak
caber
Tamir etmek
reparar
Uçmak
volar
Unutmak
olvidar
Vermek
dar
Gitmek
ir
Sahip olmak
tener
Duymak
oir
Acıtmak, yaralamak
dañar, herir
Bilmek,tanımak
saber/conocer
Öğrenmek
aprender
Çıkmak, gitmek
* salir/marcharse
Dinlemek
escuchar
Yaşamak
vivir
Bakmak
mirar
Kaybetmek
perder
Yapmak
hacer
İhtiyaç duymak
necesitar
Açmak
abrir
Kapatmak
cerrar
Organize etmek
organizar
Ödemek
pagar
Oynamak
jugar
Koymak
poner
Yağmak (yağmur)
llover
Okumak
leer
Tekrar etmek
responder
Koşmak
correr
Söylemek, demek
decir
Görmek
ver
Satmak
vender
Yollamak
enviar
İmzalamak
firmar
Şarkı söylemek
cantar
Oturmak
sentarse
Uyumak
dormir
Sigara içmek
fumar
Konuşmak
hablar
Hecelemek
deletrear
Harcamak
gastar
Ayağa kalkmak
ponerse de pie
Başlamak
comenzar
Ders çalışmak
estudiar
Başarmak
tener exito
Yüzmek
nadar
Almak
* tomar
Konuşmak
hablar
Öğretmek
enseñar
Anlatmak
decir
Düşünmek
pensar
Tercüme etmek
traducir
Yolculuk yapmak
viajar
Denemek
intentar
Söndürmek
apagar
Yakmak
encender
Yazmak (daktilo ya da klavyeyle)
escribir a máquina
Anlamak
entender
Kullanmak
utilizar/usar
Beklemek
esperar
Uyanmak
despertar
İstemek, arzu etmek
querer/desear
Bakmak
mirar
Çalışmak
trabajar
Endişelenmek
preocuparse
Yazmak
escribir